GRAND THEFT AUTO IV

Welcome to WordPress. This is your first post. Edit or delete it, then start blogging!Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit. Quisque sed felis. Aliquam sit amet felis. Mauris semper, velit semper laoreet dictum, quam diam dictum urna, nec placerat elit nisl in quam. Etiam augue pede, molestie eget, ...

PRO EVULATİON SOCCER 2011

Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit. Quisque sed felis. Aliquam sit amet felis. Mauris semper, velit semper laoreet dictum, quam diam dictum urna, nec placerat elit nisl in quam. Etiam augue pede, molestie eget, rhoncus at, convallis ut, eros. Aliquam pharetra. Nulla in tellus eget odio sagittis blandit. ...

Test with enclosures

Here's an mp3 file that was uploaded as an attachment: Juan Manuel Fangio by Yue And here's a link to an external mp3 file: Acclimate by General Fuzz Both are CC licensed. Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit. Quisque sed felis. Aliquam sit amet felis. Mauris semper, velit semper laoreet dictum, ...

Block quotes

Some block quote tests: Here's a one line quote. This part isn't quoted. Here's a much longer quote: Lorem ipsum dolor sit amet, consectetuer adipiscing elit. In dapibus. In pretium pede. Donec molestie facilisis ante. Ut a turpis ut ipsum pellentesque tincidunt. Morbi blandit sapien in mauris. Nulla lectus lorem, varius aliquet, ...

Contributor post, approved

I'm just a lowly contributor. My posts must be approved by the editor.Mauris semper, velit semper laoreet dictum, quam diam dictum urna, nec placerat elit nisl in quam. Etiam augue pede, molestie eget, rhoncus at, convallis ut, eros. Aliquam pharetra. Nulla in tellus eget odio sagittis blandit. Maecenas at ...

Posted by Ahmet Değirmenci - - 0 yorum

Beşiktaş gündeminin nabzını tutacak ve Beşiktaşlıların sesi olacak yepyeni bir radyo, internet üzerinden yayın hayatına başlıyor.
Digital radyo teknolojisi ile aynı zamanda görüntülü yayınlar yapacak olan www.1903radyo.com haftanın yedi günü Beşiktaş'ın tüm branşlarından haberler,özel programlar ve programcılar ile siyah beyazlı taraftarların değişilmez adreslerinden biri olmayı hedefliyor.

DJ PASCAL NOUMA

www.1903radyo.com'da Yayın Koordinatörlüğü görevini daha önce BJK TV de bu görevi yürütmüş olan, spiker Erdem Ulus üstlenirken, Beşiktaş'ta oynadığı dönemde taraftarların sevgilisi olan Fransız futbolcu Pascal Nouma'da yeni oluşumda aktif olarak görev alacak.

Radyo ayrıca,spor ve sanat dünyasından Beşiktaşlılığı ile ün yapmış bir çok sevilen isimi de kadrosuna dahil ederek 26 mart Cuma günü yayınlarına start verecek.

ZENGİN KADRO

1903radyo'da program yapacak isimler arasında, Erdem Ulus ve Pascal Nouma'nın yanı sıra, Şov dünyasından Okan Karacan, Sinema oyuncuları; Özgür Özgülgün, Haldun Boysan ve Itır Esen, Beşiktaş tribün lideri Alen Markaryan; son dönemde yaptıkları Beşiktaş besteleri ile adlarından söz ettiren Birol Can ve Aykut Ekşinözlü, spor yazarları; Faik Gürses, Yemen Ekşioğlu, Atıf Keçeci, Gökhan Dinç, Ali Ece, Cenk Atılgan, Adnan Dinçer, Fatih Kaya, Ali Aydın ve İddaa tahminleri bölümü ile de Orhun Gencer'in yanı sıra daha birçok sürpriz isim bulunuyor.

İnternet üzerinde tanıtımları yapılan www.1903radyo.com'a özellikle yurt dışında yaşayan taraftarların da çok yoğun bir ilgi gösterdiği belirtiliyor.

Posted by Ahmet Değirmenci - - 0 yorum


PhotoFiltre Free, PhotoFiltre Studio yazılımının ücretsiz sürümüdür. PhotoFiltre Studio, tam bir resim düzenleme yazılımıdır. Yazılım sahip olduğu filtreler ile resimler üzerinde basit ve gelişmiş ayarlamalar yapabilmenizi sağlamaktadır.
Filtreler resimler üzerinde çok geniş bir uygulama alanı yaratılmasına imkan tanımaktadır. Sade ve sezgisel kullanımı ile kolay bir öğrenme süreci geçirmenize yardımcı olmaktadır. Araç çubuğu sadece birkaç tıklama ile standart filtrelere ulaşmanızı sağlamaktadır. PhotoFiltre Studio üstelik bir katman yöneticisine, gelişmiş fırçalara, kırmızı göz düzeltme aracına, toplu işlem modülüne ve daha birçok güçlü araca sahiptir.
Photoshop kadar gelişmiş olmasada diğer alternatif programları geride bırakacak gelişmişliğe sahip olduğu düşüncesindeyim buyrun deneyin
Not : Yazılımın Türkçe dil ekini buraya tıklayarak indirebilirsiniz.
»»» Programı indir «««

Posted by Ahmet Değirmenci - - 0 yorum

Bu videoyu çeken Ntvspor spikeri Sine Büyüka'nın kendi sitesinde yaptığı açıklama şöyle:
Dün NTV Spor’dayken Beşiktaş muhabiri arkadaşımız Hakan Gündoğar öyle bir bomba patlattı ki, bana da hemen videoya çekmek düştü. Sonra kendisinin de rızasıyla internete koyduk. Hakan, sezon sonunda Beşiktaş şampiyon olamazsa Taksim’e çıkıp şortuyla sirtaki yapacağını açıkladı! Dün akşam maçı izledikten sonra ne yalan söyleyeyim, galiba yapmasına gerek kalmayacak diye düşünmedim değil .) Akşam zaten mesaj geldi hemen maçtan sonra “Mustafa Hoca’ya inanmayan kalmayacak sonunda bu dünyada!” diye .) İnanmadığımızdan değil de iddialı açıklamaların sonu bazen kötü oluyor, ondandı şaşkınlığımız .) yani şortla sirtaki?!? Bugün Ferrari’nin 4 hafta sahalardan uzak kalacağı haberini alınca, sirtaki olasılığı yine yükselmiş oldu. Sizden tanıklığınızı rica ediyorum. Sezon sonu Hakan Gündoğar’a helal olsun mu diyeceğiz, yoksa sirtakisini mi izleyeceğiz hep birlikte göreceğiz. Ama şu kadarını söyleyeyim, sözünün eridir. Dediğini yapar. Kendisini ana haberlerde görebiliriz, benden söylemesi.




NOT:Hepimiz Hakan Gündoğar'ız

Posted by Ahmet Değirmenci - - 0 yorum

Flash Tv ekranlarında yayınlanan 'Rüyanız Hayırlı Olsun' programının bayan sunucusunun canlı yayında çişi geldi.

CANLI YAYINDA ÇİŞİ GELDİ
Programına katılan bir izleyicinin geleceğine dair öngörülerde bulunan bayan sunucu, bir anda kulaklıkla program yönetmenine bağlanarak çişinin geldiğini söyledi.

KONUĞUNA ALDIRIŞ ETMEDİ
Telefonun diğer ucundaki konuğuna aldırış etmeden programa 5 dakikalık tuvalet molası veren bayan sunucu ekranlarda ender rastlanan bir rezalete imza attı.


Posted by Ahmet Değirmenci - - 0 yorum

Çarşı Alen`i geri istiyor..

Geçtiğimiz aylarda beşiktaş yönetiminin temizlik kampanyası çerçevesinde birçok tribün lideri ile birlikte emniyet tarafından tribüne giriş yasağı konulan,Alen Markaryan`ın yeniden tribüne dönebilmesi için beşiktaşlı taraftarlar harakete geçti...

Çarşı grubunun resmi sitesi olarak bilinen forzabesiktas.com adresinde ana sayfa tamamen bu konuya ayrılırken  konuyla ilgili bir başlık açan taraftarlar, imza kampanyası düzenleyerek bu taleplerini beşiktaş yönetimine sunmaya hazırlanıyor...

162 Günlük Esaret

Yaklaşık 162 gündür maçlara giremeyen ünlü amigo`nun yeniden kapalı tribünde yerini alması için başlatılan kampanya büyüyerek devam ederken..

Beşiktaş yönetiminin, taraftardan gelen bu isteğe nasıl bir yaklaşım göstereceği ise merak konusu...

-HABER1903-

Posted by Ahmet Değirmenci - - 0 yorum

Flash Tv'de yaptığı programlarla dikkatleri üzerine çeken Yalçın Çakır , Okan Bayilgen'in yaptığı Disko Kralı adlı programa konuk oldu.28 Şubat 2010 tarihli programın videosu sitemizdedir.Reality showların tuttuğunun kanıtı:Flash TV.Tabi artık ailemizden biri olan Yalçın Çakır.İyi de bir adama benziyor,şöyle bi bakayım dedim kimdir nedir diye.''1961 doğumlu olan Yalçın Çakır, gazeteciliğe 1978 yılında Hürriyet'te adımını attı. Bir yandan okurken, ailesinin ekonomik şartları gereği çalışmaya başlayan Çakır, okuldan sonra taksi duraklarındaki telefona bakarak evine destek sağladı. Geceleri gazinolarda fotoğrafçılık da yapan Çakır, Milliyet, Cumhuriyet ve Yeni Asır'da çalıştı. Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Fotoğraf Bölümü mezunu olan Yalçın Çakır, bir süre de Nurettin Sözen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı iken onun basın danışmanlığını yaptı.''Buraya kadar her şey normaldi.Taaaaa ki;
''1992'den bu yana, iki kez ara vermesi hariç, Flash TV'de çalışıyor. 2004 yılı başında aşırı stresten kaynaklanan kalp krizi geçiren Yalçın Çakır, Flash TV'de reality programlarından sorumlu. Çakır, Flash TV'de, Düzlem Ayna, Yüzyüze, Flash Ekip, Evlat Acısı, Evlat Hasreti adlı programları hazırladı. Şimdilerde Umut programını hazırlayıp sunuyor.'' kısmını okuyana kadar.Bu alıntı biraz eski.Gerçi eski olması normal çünkü her gün yeni bir programla ekranda boy gösteriyor.Ben yetişemiyorum.Bir program söylediğimde ''yok yok onun şimdi yeni bir programı var'' tepkileri alıyorum.E ben yine anlamıyorum.Bu adamın karısı kızı çocuğu yok mu?Ne ara görüyor onları?Sonra tekrar arattım acaba çocuğu var mı diye.Hooop ''Flash TV'de yayınlanan Umut programının yapımcı ve sunucusu Yalçın Çakır, seviyenin olmadığını bu programların faydadan çok zarar verdiğini söylüyor.'' başlığı altında bir yazı çıkıyor karşıma.Altında yazan daha da komik:Programını kızına bile izlettirmiyor.Noluyo ya?Konu git gide dağılıyo!Baba aileyi göremiyor;çünkü program sunmakla meşgul!Anne kocasını göremiyor;çünkü baba tvde!Kız babasını göremiyor;çünkü baba zararlı program sunuyor!SONRA HEPSİ BAHÇIVANA!!!!
NOLUYO YAAA!!!!Bence Yalçın Çakır ailesini de alıp programa çıksın!Ailem dramı yaşanıyor gözümüzün önünde!Bu kız büyüyünce heba olur,herkese yazık olur...!
En olmadı bu kanal kapatılsın,en azından bir yuva kurtulur!

1



2



3



4



5

Posted by Ahmet Değirmenci - - 0 yorum




Video Forza'dan... Bahar dönemi ve ligin son çeyreği için hazırlanmış... İBB maçıyla birlikte söylenmeye başlanır... Yaymak, hafızalara kazımak lazım... Bravo çocuklar...
Benim Bir Tek Hayalim Var Kartal Sampiyon Olacak
Beşiktaşım senin için
Herşeyimden vazgeçerim
Senin için her zaman heryerde
Ölüme bile giderim
Belki gözlerim dolacak
Belki güneşim solacak
Benim tek bir hayalim var oda
KARTAL ŞAMPİYON OLACAK


 
 

Posted by Ahmet Değirmenci - - 0 yorum


Yenilirsen yıkılır bu taraftar, şampiyonluk da gider
Maç önü saygı duruşu gibi susarım stadın deltasında
Yanlış maçtaydık, sahipsizdik belki
Sarışın bir şaşkınlık olurdu bütün şutlar
Biz mi yalnızdık, durmadan gol yağardı
Üşür müydük kale arkası ürperirken

Yenilirsen kim ayağa kaldırır tribünleri
Taraftar nereye sığınır şampiyonluk kaçınca

Tezahüratları dinliyorum şimdi ve soluğunu
Sustuğun yerde bir şeyler kırılıyor
Bekleyiş diyorum kapalıya, dalıp gidiyorsun
Adını yazıyorum bütün yeşil sahalara
Beşiktaşım, her yer adınla anılıyor
Bir de seni ekliyorum susuşlarıma

Selamsız saygısız geçelim sokakları
Belki bizimle ışıklanır bütün sahalar
Geriye şerefsiz localar kalır, paslı soğuklar
Adını bilmediğimiz kodamanlar kalır yalnız
Yüreğimize alırız kartalı, ısıtırız
Mağlup olmayız kendi ömrümüze her akşam

Yenilirsen kar yağar avuçlarıma
Bir ceylan sessizliği olur burada Beşiktaşklar

Fiyakalı ışıklar yanıyor reklam panolarında
Durmadan çoğalıyor faili meçhul hakemler
Ve ölü ofsaytlar çekiliyor bütün çizgilerde
Goller, galibiyetler yerine ofsayt çizgileri
Bir gol sesi bir ara pas kokusu
Şimdi uzak şutları anımsatıyor
genç tribünlere artık...

Beşiktaş semtinde arabesk bir duman
Sis ve intizar çöküyor kazan birahanelerine
Bu kentin künyesi bellidir artık ve mağlubiyetin
İsyan olur milyon kere...
Hiç bilmez miyim;?
Sokul yanıma sen, pençelerin sımsıcak kalsın
Coşkulu kartal pençeliyor rakiplerini yine...

Yenilirsen yıkılır bu taraftar, şampiyonluk da gider
Bir tufan olurum sustuğun her yerde...

KAYNAK: EKŞİBEŞİKTAŞ

Posted by Ahmet Değirmenci - - 0 yorum


İlk defa 2007 yılında çıkacağı duyurulan Mafia II’nin, 3 yıl sonra kesin çıkış tarihi açıklandı.
PC platformlarında 2 milyonu aşkın satış rakamıyla tüm zamanların en çok satan oyunlarından biri olan Mafia’nın ikinci verisyonu için çıkış tarihi sonunda açıklandı.

2K Games’in yayıncılığında 2K Czech firması tarafından geliştirilen Mafia II PC, Playstation 3 ve Xbox 360 platformlarına 27 Ağustos’ta çıkacak.
Amerika’da gangsterlerin ve Mafya oluşumunun dorukta olduğu 40′lı ve 50′li yıllarda geçen oyun açık dünya oynanışı ve sürükleyici macerasıyla oyun severlerin heyecanla beklediği yapımlardan birisi.
İlk defa 2007 yılında duyurulan Mafia II, oynanış olarak tıpkı GTA’da olduğu gibi üçüncü kişi aksiyon özellikleri taşıyor. Seriye dönüşen projenin ilk oyunu olan Mafia: The City of Lost Heaven, 2002 yılında çıkmış ve yılın en iyi oyunlarından biri olmuştu.




  

Posted by Ahmet Değirmenci - - 0 yorum

















Bu işlem için ilk önce feedburner kullanmamız gerekiyor. FeedBurner beslememize giden yazıları, otomatik olarak Twitter’da gönderip paylaşmak mümkün. Bunun için yapmamız gerek tek şey, feedburner hesabına twitter hesabımızı entegre etmek. Entegre işlemi için FeedBurner hesabımıza giriş yapıp besleme adına tıklıyoruz. Karşımıza bir sonraki adımda gelecek olan sayfadaki üst menüdenpublicize seçeneğine gidiyoruz. Buradan da “socialize” kısmına gidiyoruz.












Bu sayfadaki add a twiter account butonuna basıyoruz. Bu işlem bizi Twitter’ın onaylama sayfayasına götürüyor. Buraya güvenerek Twitter kullanıcı adı ve parolamızı girip allow diyoruz. Ardından da üst resimdeki sayfanın en altına gidip active butonuna giderek bu özelliği aktifleştiriyoruz. Post Content seçeneğinden ister sadece başlık istersek hem başlık hem de izin verilen karakter sayısı kadar içerik Twitter’da yayınlanabilir.

Herhangi bir sorunda yorum bölümünü kullanabilirsiniz



KAYNAK: anasinisatayim.blogspot.com/

Posted by Ahmet Değirmenci - - 0 yorum

Servet-i Fünun, daha önce Ahmet İhsan tarafından çıkarılan bir fen dergisidir. Recaizade, 1895 sonlarında derginin başına Tevfik Fikret’i getirir. Tanzimat’la birlikte başlayan edebiyati Avrupa ruhu ve teknigi içinde yenileştirme hareketi, 1896-1901 yillari arasinda, Servet-i Fünun dergisi etrafinda, Recaizade önderliginde toplanan yeni nesille ikinci bir hamle yapmiştir.

Bu nesli Ali Ekrem, Cenap Şahabettin, Süleyman Nazif, Mehmet Rauf, Tevfik Fikret, Hüseyin Cahit, Ahmet Hikmet, Faik Ali, Celâl Sahir, Hüseyin Suat oluşturur. Sonradan Halit Ziya da bu gruba katilmiştir. Dönem, 2. Abdülhamit’in istibdat dönemidir. Dönemin bu özelliği sebebiyle edebiyatçılar içe dönük davranmış, kişisel konuları, içliliği, aşkı, karamsarlığı, hayal kırıklığını, tabiat güzelliklerini, melânkoliyi ve üzüntüyü işlemişler; toplumsal sorunlara değinmemişlerdir. Adeta yüksek zümre edebiyatı gibidir. Bunda Recaizade’nin büyük etkisi vardır.

Servet-i Fünuncu ve Edebiyat-ı Cedideciler denilen grup, Fransız edebiyatının özelliklerini büyük ölçüde Türk edebiyatına adapte etmeye çalışmışlardır. Fransız realizmi örnek alınmıştır. Tanzimat döneminde başlayan ve benimsenen, dildeki yabancı unsurları ayıklayarak sade Türkçe'ye geçiş hareketi bu devirde durmuş, Arapça ve Farsça kelimelere yeniden itibar edilmeye başlanmıştır.

Tanzimatçıların birinci dönem sanatçıları, sanat toplum içindir prensibini benimserken, Servet-i Fünuncular ise Tanzimat’ın ikinci dönemindeki gibi sanat sanat içindir prensibi ile hareket etmişlerdir. Topluluğun üslûbu süslü ve sanatlı; ruh ve ifade tarzı ise Avrupai'dir. Şiirde aruz vezni kullanılmakla birlikte, nazım şekillerinde ve konularda büyük yenilikler yapılmıştır. nazmı nesre yaklaştırmışlar, beyit bütünlüğü yerine konu bütünlüğünü esas almışlardır. Bir cümle birkaç dizede/beyitte tamamlanabilir.

Fransız şiirinden alınan sone ve terza-rima gibi şekiller ve serbest müstezat çokça kullanılmıştır. Kafiyede kulak kafiyesi benimsenmiştir. Romanda ve hikâyede batılı anlamda başarılı örnekler verilmiştir. Romanda tahlile ve teferruata yer verilmiş, modern kısa hikayenin ilk örnekleri bu dönemde şekillenmiştir. Roman ve hikâyede olaylar ve kişiler tamamen İstanbul'a, seçkin tabakaya aittir. Romanda realizmden, şiirde parnasizm ve sembolizmden etkilenmişlerdir.

Bu dönemde gazetenin yerini dergiler almıştır: Servet-i Fünun, Malûmat, Mektep, Mütalâa, Hazine-i Fünun, Resimli Gazete...

Şiir, roman, hikâye, tiyatro, tenkit ve hatırat türlerinde başarılı eserler veren Servet-i Fünun temsilcilerinin en tanınmışları, Şiirde Tevfik Fikret, Cenap Şehabettin, Süleyman Nazif; Roman ve hikâyede Halit Ziya Uşaklıgil, Mehmet Rauf, Hüseyin Cahit Yalçın, Ahmet Hikmet Müftüoğlu'dur.

Servet-i Fünun edebiyatına katılmayarak gene batılı anlayışla eserler verenler arasında Ahmet Rasim hatırat türü ile, Hüseyin Rahmi Gürpınar İstanbul'u anlatan romanları ile yeni Türk edebiyatını desteklemişlerdir. Servet-i Fünun dergisinin 1901’de kapatılmasıyla topluluk da dağılır.

Dönemin Sanatçıları

Tevfik Fikret (1867-1915): Recaizade ve Hamit’in tesiriyle batılı şiire yönelmiştir. Servet-i Fünun’un şiirdeki en önemli temsilcisidir. Ilk şiirlerinde ferdî konulari (aşk, acima, hayal kirikligi...) işler topluluktan ayri yazdigi şiirlerde toplumsal konulara yönelir. Bu anlayişla yazdigi şiirlerinde temalar, hürriyet, medeniyet, insanlik, bilim, fen ve tekniktir. Sis, Halûk’un Vedaı, Tarih-i Kadim, Halûk’un Amentüsü adlı şiirlerinde bu konuları işler. Sanatının bu ikinci döneminde dinlere de cephe alır, kutsal olan her şeye karşı çıkar, hatta İstanbul'a dahi küfreder (Sis).

Fikret, aruzu Türkçeye başarıyla uygulamıştır. Serbest müstezadı geliştirerek serbestçe kullanmıştır. İlk dönemde dili oldukça ağırdır. Şiiri düz yazıya yaklaştırmıştır. Ahenge büyük önem verir. Şiirlerinde şekil bakımından parnasizmin etkisi görülür. “Şermin”, onun çocuklar için ve heceyle yazdığı şiirlerden oluşan bir eseridir.

Eserleri: Rübab-ı Şikeste, Halûk’un Defteri, Rübabın Cevabı, Tarih-i Kadim, Doksanbeşe Doğru

Cenap Şahabettin (1870-1934): Servet-i Fünun’un Tevfik Fikret’ten sonra en önemli şairidir. Asil meslegi doktorluktur. Ihtisas için gittigi Fransa’da tıptan çok şiirle ilgilenerek sembolizmi yakından takip etmiş ve bu akımdan etkilenmiştir. Şiirde kelimeleri müzikal değerlere göre seçerek kullanır.

Dili oldukça ağırdır. Bilinmeyen Arapça ve Farsça kelime ve tamlamalar kullanır. Duygu ve hayal yüklü tamlamalar kurar. Serbest müstezadı çok kullanmıştır. Aynı şiirde birden fazla aruz kalıbı kullanmıştır. Aşk ve tabiat değişmez konularıdır. Sanatı, sanat, hatta güzellik için yapmıştır. Bolca semboller kullanmış, tabiatla iç dünyanın kompozisyonunu çizmiştir.

Düz yazıları da vardır: Hac Yolunda, onun gezi yazısıdır.
Suriye Mektupları ve Avrupa Mektupları da gezi türündedir.
Diğer nesirleri:
Evrak-ı Eyyam, Nesr-i Harp, Nesr-i Sulh, Tiryaki Sözleri (kendi vecizeleri)
Tiyatro eserleri: yalan (dram), Körebe (komedi)

Halit Ziya Uşaklıgil (1867-1945): Servet-i Fünun’un roman ve hikâyede en ünlü edebiyatçısıdır. Süslü, sanatlı ve ağır bir dili ve üslûbu vardır. Batılı anlamdaki ilk romanları yazmıştır. Realizmden etkilenmiştir. Romanlarında aydın kişileri anlatır. Mai ve Siyah’taki Ahmet Cemil, Servet-i Fünun sanatçısının temsilcisidir. Kahramanları yaşadıkları çevreye uygun anlatır ve ruh tahlillerine önem verir.

Hikâyelerinde Anadolu hayatına ve köy ve kasaba yaşayışına, romanlarında yalnız İstanbul'a yer verir. Anı ve mensur şiir türünde eserleri de vardır.

Romanları: Mai ve Siyah, Aşk-ı Memnu, Kırık Hayatlar, bir Ölünün Defteri, Ferdi ve Şürekası, Sefile...
Hikâyeleri: İzmir Hikâyeleri, hikâye-i Sevda, Kadın Pençesi, Onu Beklerken, Aşka Dair...
Hatıraları: Saray ve Ötesi, Kırk Yıl, Bir Acı Hikâye

Mehmet Rauf (1875-1931): Servet-i Fünun romanının ikinci önemli ismidir. Roman, hikâye ve tiyatro türünde eserleri vardır. Romantik duyguları, hayalleri ve aşkları işlemiştir. Sosyal hayata pek yer vermemiştir. Arzu, ihtiras ve aşk maceraları temel konularıdır. Romanlarında psikolojik tahlillere önem vermiştir. Dili sadedir.

En önemli eseri Eylül’dür. Roman edebiyatımızdaki ilk psikolojik roman olarak bilinir. Konusu yasak aşktır. Şahıs sayısı azdır. Psikolojik tahliller başarılıdır.

Romanları: Eylül, Ferda-yı Garam, Genç Kız Kalbi, Define, Son Yıldız, Kan Damlası.
Hikâyeleri: Son Emel, Bir Aşkın Tarihi, Üç Hikâye, Hanımlar Arasında, Menekşe. “Siyah İnciler” ise mensur şiirlerinden oluşur.

 

Posted by Ahmet Değirmenci - - 0 yorum

Çok sevdim, güldüm siz de izleyin. KIZSIZ ADAM'ın yaratıcılarından... Youmlarım: 1. bölüm çok keyifliydi. Hele son kısımda koptum gülmekten :D "Hayır benim yüzümden!" mutluyuz ama değil mi? XD Mükemmeldi Hayrettin ağabey ve ekip arkadaşları, çok başarılı bir iş çıkartmışsınız. Emeğinize sağlık :)





ODAM VE OĞLUM Parody 1. bölüm




ODAM VE OĞLUM 2. bölüm


Posted by Ahmet Değirmenci - - 0 yorum


Merhaba arkadaşlar, daha önce en çok indirilen en çok beğenilen tema ünvanını taşıyan Notepad Chaos'un 2. versiyonu yayımlandı. Bu versiyonda temaya bir sütun daha eklenmiş ve sağdaki sütunların altına son yorumlar eklentisi yerleştirilmiş. Bu versiyonda ilk versiyon kadar iddialı görünüyor. Evan Eckvard tarafından tasarlanan tema Blogger Templates tarafından Blogger'a uyarlanmış.

Posted by Ahmet Değirmenci - - 0 yorum


11 Eylül saldırısını 1o yıl önceden tahmin edip söyleyen Bulgar kâhin‘in öldükten sonra ortaya çıkan bildirilerinde insanlığı şok eden tespitler var…
11 Eylül 2001 saldırılarını bilen ve 1996’da ölenBulgaristan’ın Nostradamus’u ölümünden kısa süre önce, 2010’da dünyayı saracak korkunç bir savaş çıkacağını ileri sürmüş ve “2010’da aralarında Hindistan’ın da bulunduğu 4 Asya ülkesinin liderlerine suikast düzenlenecek. Bu suikastlar büyük yankı uyandıracak ve 3. Dünya Savaşı’nın çıkmasına neden olacak. Kasım ayında başlayacak olan 3.Dünya savaşı 2014’e kadar sürecek” demişti.
Vanga’nın diğer kehanetleri şöyle:
- Dünyanın sonu 3797’de gelecek.
- 2011’de Müslüman ülkeler kimyasal silah kullanacak.
- 2014’te insanlığın yarısı kanserle boğuşacak.
- 2018’de dünyanın yeni hâkimi Çin olacak.
- 2043’te Müslüman bir devlet Avrupa’ya hükmedecek.
- 2097’de kimse yaşlanmayacak.

Posted by Ahmet Değirmenci - - 0 yorum

Oldukça sevdiğim bir uğraş olan bilgisayar oyunlarına rağmen bunu videoya almayı pek düşünmemiştim ama alt katta oturan kuzenimin sorusu üzerine merak saldım oyunu videoya kaydetme işine. Artık ne niyetle kullanacaktı bilmem ama wolkanca‘da rasladığım program umarım onunda işini görür ki öncesinde bulduğu programlardan anlamamış, işine yaramamıştı. Gelelim programa;

Oynadığınız oyunu bu Fraps isimli programla videoya alabilmeniz mümkün. Dilerseniz resim olarakta kaydedebilirsiniz.. Programın ekran görüntüsü aşağıda. Pek yer kaplamayan, bu cılız(!) haliyle işe yarar bir programa benziyor. Programın Windows 2000, XP, 2003, Vista ve Windows 7′de sorunsuz çalıştığı söyleniyor.



Programı indirmeniz için link; www.fraps.com/download.php

Posted by Ahmet Değirmenci - - 0 yorum


Bloggerde en çok aranan özelliklerden biriside benzer yazılar eklentisi. Hele birde bu benzer yazılar eklentisi resimli olursa tadından yenmez.
www.linkwithin.com , bize, resimli benzer yazılar eklentisini kurmamız için kafa yormuş ve html düzenlemeye gerek kalmadan sitemize eklememizi sağlamış.
Yapmamız gereken www.linkwithin.com sitesine gitmek ve sağ alt taraftaki alanları doldurmak.

Ben kısaca açıklamayı yapayım isterseniz.

1- Email: (ne yazacağınızı söyleyerek, kendime güldürmek istemiyorum :))
2- Blog Link: http:// de dahil olmak üzere blogunuzun adresini yazın
3- Platform: Blogger'i seçin
4- Width: Kaç tane benzer yazı gösterileceğini seçin. (Şablonunuzun genişliğini hesap ederek seçiminizi yapın)
5- Get Widget'e tıklayın.




Şimdi karşınıza yeni bir sayfa çıkacak. İlk sırada İnstall Widget yazan bir yer var. Oraya tıklayın. Buradan sonrasını anlatmaya gerek duymuyorum, çünkü o sayfada nasıl yapılacağını resimlerle açık bir şekilde anlatmış. Eğer yapamazsanız ben buradayım, bir yere kaçtığım yok.

Posted by Ahmet Değirmenci - - 0 yorum


Artık zahmetsizce blogger sitenize sayfa numaraları ekleyebilirsiniz. Bunun ne işe yaradığını anlatmama gerek yok sanırım.Tek yapmanız gereken aşşağıdaki linke tıklamak ve widgeti otomatik olarak istediğiniz bloga kurmak. Kodla modla uğraşmayın.Blogger blogunuza sayfa numaralandırmayı kurmak için TIKLAYINIZ.

Posted by Ahmet Değirmenci - - 0 yorum


Türkiye’ye hitap eden sosyal imleme servislerin sayısı pek fazla olmasa da  yabancı içerikli sosyal imleme ve sosyal paylaşım platformları oldukça fazla bulunmakta ve bunların Facebook, Twitter, Friendfeed gibi bir kısmının ülkemiz de de bir hayli kullanıcısı bulunmakta.

sharethis

Web sitenizde veya blog’unuzda bulunan bir yazın, resmin, ya da videonun sosyal imleme servislerine eklenmesi size tahmin edemeyeceğinizden fazla ziyaretçi trafiği kazandırabilir.

Bu yüzden imleme servisleri tarafından ücretsiz olarak sunulan düğmeleri blog’unuza ya da web sitenize eklemenizde büyük yarar var.

Blog’unuza kolayca sosyal imleme servislerini tek bir düğme olarak eklemenizi sağlayan belli başlı servisler şunlar.


AddThis!

Tek bir düğme ile hemen hemen bütün sosyal imleme sitelerini ekleye bilmenizi sağlayanAddThis’in bir çok düğme alternatifinin yanında kendi özel düğmenizi oluşturmanıza izin verdiği için ve ziyaretçi takibi yapabilmenize olanak tanıması ile diğerlerinden bir adım öne çıkan bir servis.
2010-02-21_154923

ShareThis

Yabancı bloglarda kullnımı yaygın olan bu servisinde bir önceki sosyal imleme servisi  Add This’ten pek bir farkı bulunmuyor Share This ’in bence en büyük eksikliği pek fazla Türkçe servisleri desteklememesi.


Gigya Com

Gigya flash tabanlı bir platform olduğu için sosyal imleme servislerini çok şık bir arabirimde sunuyor, ayrıca  birde sosyal barı bulunuyor Gigya’nın widget’ını bu sosyal barla ile birlikte kullanmanızda mümkün.

2010-02-21_160243

AddtoAny

AddtoAny hemen hemen Add This ile aynı özelliklere sahip bir servis fakat Add This kadar çok fazla servisi desteklemiyor.

2010-02-21_155902

Posted by Ahmet Değirmenci - - 0 yorum

Flamengo - Vasco de Gama maçında futbol sahalarında nadir görülen, belki de hiç görülmeyen bir pozisyon yaşandı.Flamengo takımından Williams, rakibi Coutinho'ya sert girince, Vasco 10 numarası acılar içinde yerde kaldı.Yaptığı faule rağmen kendisi de yere düşen Williams, yaptığı hareketten çok pişman olmuş olacak ki, sürüne sürüne rakibinin yanına geldi.Coutinho'yu öpen, onun acısını paylaşan ve kalkmasına yardım eden Williams, bu hareketiyle "İşte Fair-Play bu" dedirtti.Ya da gay mi lan bu herif dedirtti :)

Posted by Ahmet Değirmenci - - 0 yorum

Deep Silver’ın Prison Break: The Conspiracy oyunu diğer film/TV adaptasyonu oyunlara baktığımızda biraz sıra dışı gözüküyor. Oyun piyasadaki benzerlerinin aksine çıkış noktası olan Prison Break dizisinin ilk sezonuna paralel bir hikaye kurgusunu takip ediyor ve ayrıca bizleri serinin baş karakteri Michael Scofield yerine kötü bir karakterin (en azıyla başlarda kötü) yerine koyuyor. Bu bakış açınıza göre cesurca ya da aptalca bir karar gibi gözükebilir ancak oyunun geliştiricisi Zootfly oyun için dizinin ilk sezonunu seçerek bana kalırsa şimdiden biraz kredi kazanmış durumda.

Oyunda Tom Paxton adındaki Şirket tarafından Lincoln Burrows’un, yani Başkan Yardımcısı’nın kardeşini öldürmekten dolayı hapse giren kişinin, zamanında elektrikli sandalyeye oturmasını garanti altına almakla görevlendirilen bir ajanı yöneteceğiz. Göreviniz ise Burrows’un kardeşi Michael Scofield’ın neden abisiyle aynı hapishanede bulunduğunu keşfetmek. Hapishanede kaldığı tüm bu süre içerisinde Paxton, içeri kaçak yollardan soktuğu ses kaydedicisine düşüncelerini aktararak kendine bir tür sigorta sağlıyor. Görünüşe göre adamımız patronuna pek güven duymayacak ve zaten oyunda ilerledikçe de kendinizi Scoldfield ve arkadaşlarının haricinde bir taraftan da Şirket’i araştırırken bulacaksınız.

Oyunun diziye paralel bir işleyişe sahip olacak olması Zootfly’a birçok yeni sahne tasarım olanağı da veriyor. Ayrıca bunun yanında oyundaki gizemi de arttırıyor. Dizinin ilk sezonunda Scofield ve arkadaşlarına ne olduğunu biliyoruz. Ancak merak ettiğimiz oyunda Paxton’ın nasıl bir giriş yapacağı, nerede ve hangi şekilde dostlarımızın yollarının kesişeceği? Oyunun en başından itibaren bir yandan Fox River’a alışmak ve hayatta kalmak için mücadele verirken diğer yandan da kendinizi C-Note, T-Bag ve Abruzzi gibi dizinin yan karakterleriyle etkileşim içinde bulacaksınız.

Oynanış açısından Prison Break iki temel ayrıma sahip olacak, dövüş ve gizlilik. Paxton Fox River’daki birçok mahkumla dövüşmenin yanında hapishane içinde ün de kazanacak ve çok daha önemlisi hapishanenin yasa dışı dövüş kulübüne katılarak Scofield hakkında bilgi toplayabilecek. Oyunun başlarında bu dövüşlere katılma hakkını elde etmeniz gerekecek ve bunun için de doğru bağlantıları bularak bu kişilerin isteklerini yerine getireceksiniz.

Prison Break’teki dövüş sistemi oldukça rahat ve kolay alışılacağa benziyor. A tuşunu hafif saldırılarda, X tuşunu ağır saldırılarda ve sağ bumperı da blok almak için kullanacaksınız. Zamanlama ve tuş sıralamaları da dövüşler anında oldukça önemli olacak ve değişik ataklar size anında ödül kazandıracak. Ayrıca blok sistemi de oldukça işimize yarayacağa benziyor, rakibinizin bir saldırısını bloklayarak ona ani karşı saldırılarda bulunabileceksiniz. Ancak şu anki aşamada dövüş mekanizmasının biraz ağır ve aksak bir şekilde işlediği de fark ediliyor. Şüphesiz bunda dövüş anlarında kamera kontrolüne sahip olmayışımızın da etkisi var. Dövüş anlarında karakterimiz ekranın önemli bir bölümünü kapladığı için çoğu kez kendinizi daha iyi bir görüş açısı yakalamaya çalışırken buluyorsunuz ve bu da kombo saldırılarda bulunmanızı güçleştiriyor. Bu arada adamımız Paxton’ın kendi kendine iyileşebilme özelliği de oyunda bulunacağını söyleyelim. Bu da şüphesiz bize özellikle dövüşlerde büyük bir avantaj sağlayacak. Yani birkaç saniyeliğine rakibinizden uzaklaşarak, sağlığınız fulledikten sonra dönüp onun işini bitirebileceksiniz.



Posted by Ahmet Değirmenci - - 0 yorum


Eurovision 2010‘da Türkiye’yi temsilen maNga grubunun sahne alacağı haberi ben de dahil olmak üzere maNga severleri çok sevindirmişti. Eurovision teklifini kabul eden maNga o gün bugündür yarışmada seslendirecekleri şarkı üzerinde çalıştıklarını Twitterüzerinden hayranlarına duyurmuştu. Çalışma sonunda TRT’ye jüri tarafından seçilmek üzere 3 adet şarkı sunuldu. Şarkının ingilizce ya da türkçe oluşu konusunda TRT bir kural koymayınca maNga şarkıyı ingilizce olarak hazırladı. Ama yine de ne olur ne olmaz denilerek türkçe sözler de yazıldı aynı şarkıya.
Şubat ayının son haftasında kamuoyuna duyurulacağı haber verilen Eurovision şarkımız belirtildiği gibi bugün, ayın son günü, 26 Şubat’ta açıklandı. Norveç’in başkenti Oslo‘da düzenlenecek olan 55. Eurovision şarkı yarışmasında maNga grubu “We could be the same” isimli şarkıyı seslendirecek. Türkçe karşılığı “Aynı olabilirdik” olan bu şarkının geleneksel tatta motiflerle süslenmiş olduğu ve yarışmada iddialı olacağı ifade edildi. Merak edilen bu şarkıyı 3 Mart çarşamba günü kamuoyuna duyurulmasıyla hep beraber dinleyeceğiz.
Ben de maNga grubuna Eurovision 2010 yolunda başarılar diliyorum. 2002 yılından bu yana kendi tarzlarındaki müziklerle çoğu kişinin beğenisini kazanan maNga’nın, Oslo’da açık ara farkla birinci olacağına da eminim. :)

Posted by Ahmet Değirmenci - - 0 yorum

1-Yaşlılara yer verme.
2-Başında dikili duranları görmemezlikten gel. Müzik dinle. Dışarı bakıyormuş gibi yap.
3-Yüksek sesle konuş ve müzik dinle.
4-Ön kapıya yakın dur. Arka taraf boş kalsın.
5-Olaki arkaya ilerlersen insanların ayaklarına basa basa ilerler.
6-Koridor tarafına otur. Yanın boş kalsın.
7-Ayaktaysan kapılara yaslanarak git.
8-Düğmeye basılsa bile inatla otobüs durana kadar düğmeye bas.
9-En arkaya geç, kaleminle öndeki koltuğa aşkını, ismini, lakabını veya takımını yaz.

Posted by Ahmet Değirmenci - - 0 yorum

Dünyanın en büyük fotoğrafını Canon 5D Mark II fotoğraf makinesi ve 400mm lens ile 297.500 x 87.500 piksel yani 26 gigapiksel boyutunda Almanya da çekmişler. Fotoğraf eğer basılırsa 35 metre boyutunda oluyormuş.

Fotoğrafa bakmak için http://www.dresden-26-gigapixels.com/dresden26GP adresine gidebilirsiniz.

Bu fotoğraf 1.665 adet 21.5 megapiksellik fotoğraftan birleştirildi. Bir robot tarafından 172 dakikada çekilen fotoğraf, 102 GB ham fotoğraf bilgisinin, 48GB bellek ve 16 işlemci tarafından 94 saat boyunca işlenerek oluşturuldu. Çekim esnasında en büyük sorun gün içerisinde ışık değiştiği için hız olmuş. Bu yüzden bellek kartına değil, veri direkt PC'ye aktarılmış. Aralık 2009 itibariyle dünyanın en büyük fotoğrafı.

Panorama Almanya'nın Dresden şehrinde, Haus der Presse çatısında çekildi. Solda Ostragehege'dan başlıyor, merkezde şehrin kongre merkezi var. Sağda Maritim Hotel yer alıyor. Arka planda Pemperoper, kale ve kilise görülüyor. Daha da arka planda televizyon kulesi ve Sakson İsviçre'si görünüyor. Fotoğrafın sağında Dresden'in güneyi görünüyor.

Posted by Ahmet Değirmenci - - 0 yorum

Sonunda beklenen an geldi ve PS3 kırıldı. Merak etmeyin yere düşüpte kırılmadı. :) PS3 ünlü hacker GeoHot lakaplı George Hotz tarafından 5 haftada kırıldı.

PS3'ün kırılması ile normalde kullanamadığımız işlemler kullanılabilecek. Artık korsan oyun alınabilecek(Her oyun için 160-200 lira arası para domalma devri kapandı). Birçok arkadaşımızın lan bu adam nasıl yapmış dediğini duyar gibiyim. Oysa adam bile değil daha çocuk. :) 1989 doğumlu ve 20 yaşında.

İşte kırılmış PS3:
Tabii satışa bu şekilde sunulmayacaktır. Bir kutu içinde güzelce toparlanıp satışa sunulacaktır. Bu olaylardan sonra Sony daha açıklama yapmadı fakat nasıl bir yol izleyecekleri merak konusu. Benim düşüncem ise Sony'nin bu işte parmağı var. Çünkü bu çipi çıkaran çocuk piyasaya çıkarmak yerine Sony'ye söylese para babası olurdu. Fakat Sony çipin çıkması ile satışların patlayacağını düşünüyor ve bu yüzden alttan alttan destekliyor gibime geliyor. İlerleyen günlerde daha iyi anlayacağınız.

PS3 çip çıkması ile neler yapabileceğiz?
Artık orijinal oyunlara o kadar para vermeyeceğiz.
PS3'ün bütün özelliklerinden yararlanabileceğiz.
Yeni çıkan oyunların PC'ye çıkmasını beklemeden direk PS3'te oynama zevki yaşayacağız.

Olayın doğruluğu için BBC'ye bakabilirsiniz. :)

Artık bir PS3 alma vakti gelmedimi? :D

Posted by Ahmet Değirmenci - - 0 yorum

Blogger için hazırlamış olduğum 2. şablon BF-Mavi !...
Bu şablon aynı  DS-Mavi gibi beyaz, mavi ve gri tonlamalarını içeriyor. Fakat bu temayı baştan sona düzenlemedim, modifiye bir tema olarak sunmayı tercih ettim.

BF-Mavi şablonunda kullanmış olduğum eklentiler:
Demosu için tıklayınız.


Not: Temanın orjinali ismi Inove yapımcısı Deluxe Templates'dir.

Posted by Ahmet Değirmenci - - 0 yorum

A.Madrid maçında Agüero’nun yüzüne tekme atıp sakatlayan Galatasaraylı Servet Çetin, Arjantin Teknik adam Maradona’yı çılgına çevirdi.Almanya ile oynanan hazırlık maçı öncesi gazetecilere konuşan Arjantin Teknik Direktörü Maradona “Bir yıldız futbolcunun kafasını tekmeleyen savunmacıya çok az rastlanır. Maalesef Servet gibi kazmalar da futbolcu oluyor” dedi.Gazetecilerin Maradona'nın sözlerini aktardığı Servet Çetin ise, “O hareket pozisyon gereği oldu. Maradona’ya cevap vermem” diye konuştu.

Posted by Ahmet Değirmenci - - 0 yorum

Facebook hayatımızda, internet dünyasında olması iyi birşey, bence internetin dağınıkığını bir nebzede olsa toparlamakta. Belli bir çatı altına tutma yolunda ilerlemekte. Örnek vermek gerekirse öncede bir video birden fazla farklı yerlere internet sitelerine yüklenirken facebooksayesinde bir kere yükleniyor ve aynı video birçok yerde izlenebiliyor...
Bu yazı blogger dünyasında da yayınlanabilirdi, ama herkesi ilgilendirebilcek konu olduğu için genel kültür açısından herkes faydalansın dedik. Bitmek bilmeyen uygulamaları ile içimize dışımıza kadar giren facebook artık başka sitelerdeki yorumlarımızada göz dikti.
Facebook gereçlerinden siteler için geliştirmiş olduğu connect yolu ile yorumlar kutusu eklentisi kullanıcıların içeriklerimize kolayca yorum yapmalarına izin verir.Kullanımı çok kolay, sayfamızdaki yazının hemen alt kısmında bulunan Connect with Facebookbutonu ile facebook oturumunuzu açıyorsunuz yorumunuz yazıyorsnuz. Oturumunuz devamlı açıksa başka sayfalarada oturum açmadan direk yorumlayabilirsiniz. Yaptığınız bu yorumlar isteğiniz doğrultusunda profilinizde de yayınlanabilcek.
Web sitesi olanlar için developers.facebook.com adresinde sitenize api larak Facebook Gereçlerisayfasından siteniz için uygun kutuları temin edebilisiniz. Sizlerden bol bol yorum bekliyoruz...